0542 540 87 92 [email protected] İzmir - Batman

Google Sıralama Faktörleri

Google sıralama faktörleri, Google veya Google ekibinden gelen bilgiler, patentler, araştırmalar ve vaka analizleri ile fikir sahibi olmak mümkün. Bunun yan sıra arama sonuçlarının sırasını neyin oluşturduğu hakkında çok sayıda yanlış ve kaynaksız bilgi bulunmakta. 

Google’ın sıralama faktörleri için özellikle Northcutt kaynağından faydalanarak bu rehber niteliğindeki içeriği hazırladık. Ayrıca bu içerikte tartışmalı ya da söylenti olarak görülen faktörler de yer alıyor.

Pozitif

Site içi SEO, kendi web sitenizin yönetimi ile doğrudan düzenleyebileceğiniz faktörleri tanımlıyor. Pozitif faktörler ise sıralamalarda yukarı çıkmanıza yardım eden faktörler. Bu faktörlerin pek çoğu suistimal edilerek, negatif faktörlere de dönüşebiliyorlar. Negatif faktörlere içeriğimizin devamında değineceğiz. Daha geniş ifade edecek olursak, site içi faktörlerin, içeriğin ana fikrin oluşturulması, farklı ortamlar arasındaki erişilebilirlik ve pozitif kullanıcı deneyimine bağlı olduğunu söyleyebiliriz.  

Kesin

URL’deki Anahtar Kelime

Sayfa URL’i içerisindeki (alan adı ismi haricinde) anahtar kelime ve sözcük grupları, bir içerik parçasının belirli bir arama sorgusu ile ilişkisinin kurulmasında kullanılırlar. URL’lerin daha uzun hale gelmesi veya anahtar kelimelerin URL’ler içerisinde birden fazla kullanılması, spam olarak algılanabiliyor.

Patent US 8489560 B1, Matt Cutts

Muhtemel

URL’lerdeki Anahtar Kelimelerin Sıralaması

URL’ler içerisindeki anahtar kelimelerin sıralaması önemli. URL’ler içerisinde daha ön sırada yer alan anahtar kelimelerin ağırlıkları da daha yüksek oluyor. En azından, Matt Cutts’ın da doğrulandığı üzere yaklaşık “beş kelimeden sonrasında” anahtar kelimelerin ağırlığı da azalma gösteriyor.

Matt Cutts

Kesin

Title Etiketinde Geçen Anahtar Kelime

Title etiketleri sitenizde bulunan sayfaların veya içeriklerin başlıklarıdır ve genelde hem arama motoru sonuç sayfasında hem de sosyal paylaşımlar için snipplet’larda görüntülenirler. Karakterlere de bağlı olarak (Moz Tool) 60-70 karakterden daha uzun olmamalıdırlar. URL’ler düşünülecek olursa, baş kısma daha yakın olan anahtar kelimelerin ağırlıklarının daha yüksek olduğu da teorik olarak söylenebilir.

US 20070022110 A1

Olası

Sayfanın Anahtar Kelime Yoğunluğu

Kelime/kelime grubunun bir içerik içerisinde bulunma yüzdesidir. 2000’li yılların başlarında, SEO uzmanları içerikleri hedef kelimelerin 5.5%-6% oranda olacağı şekilde düzenliyorlardı. O zamanlardan bu güne gelindiğinde, Google içerik analizi yöntemlerini söz konusu taktiklerin artık neredeyse geçersiz olacağı şekilde geliştirdi. Ve anahtar kelime yoğunluğu (keyword density), Google Patents’te referans verilmiş olsa da, artık neredeyse TF-IDF’nin arkasındaki konseptin basitleştirilmiş halinden fazlası değil.

Patent US 20040083127 A1

Muhtemel

Heading Etiketi İçerisindeki Anahtar
Kelime Grupları (H1, H2, etc.)

Heading etiketleri içerisindeki anahtar kelimeler, bir sayfanın ilgili konu başlığının belirlenmesinde güçlü bir ağırlıklandırma parametresidir. H1 başlığı bu ağırlıklandırmanın büyük kısmına sahip olurken, H2 ve diğer başlıklar giderek azalacak şekilde daha az ağırlık oranına sahiptirler. Bu başlığın ayrıca kullanıcıların okumasını kolaylaştırarak erişilebilirliği arttırdığı ve açık, net başlıklar oluşturması sayesinde hemen çıkma oranını düşürdüğü çeşitli araştırmalar sonucunda görülmüştür.

In The Plex

Muhtemel

Sayfanın TF-IDF’si

TF-IDF’i veya Türkçe açılımı ile Terim Frekansı – Ters Metin Frekansını, duruma bağlı anahtar kelime yoğunluğu (keyword density) gibi düşünebiliriz. TF-IDF, bir sayfadaki anahtar kelimelerin yoğunluğunu, basit, tek düze bir orana bakmak yerine “normal” olana bakarak ağırlıklandırır. Bu “the” gibi kelimelerin hesaplamalarda göz ardı edilmesini ve eğitimli insanların “Google Sıralama Faktörleri” gibi bir sözcük grubunu, bu konu ile alakalı bir metin içerisinde kaç kere geçireceğinin değerlendirilmesi ile tespit edilir.

Dan Gillick and Dave Orr, Patent US 7996379 B1

Muhtemel

Yakın Konumlanmış Anahtar Kelimeler

Kelimelerin yakın konumlara sahip olması ilişkili olduklarının da işaretidir. Dil bilgisi ile ilgili temel bilgilerimiz sayesinde bunu söyleyebiliriz. İstanbul‘daki SEO çalışmalarınızla ilgili “İstanbul SEO” anahtar kelimesine sahip olan tek bir paragraf, SEO ve İstanbul kelimelerinin farklı paragraflarda geçmesinden daha fazla sıra belirtecidir.

Patents: US 20020143758 A1, US 20080313202 A1

Kesin

Farklı Yazı Formatlarına Sahip Kelimeler

Kalın, italik, altı çizili veya daha büyük fontlarla yazılmış anahtar kelimeler bir sayfanın hangi konu ile alakalı olduğunu belirlemede daha yüksek ağırlıklandırmaya sahipken, yine aynı özellikteki kelimeler başlıkta görünen kelimelerden daha az ağırlıklandırmaya sahiptir. Bu durum Matt Cutts tarafından şu şekilde ifade edilerek doğrulanmıştır: “içerikler içerisinde daha büyük fontlara sahip veya kalın veya italik olan kelimeler normal içeriklere göre daha yüksek ağırlıklandırmaya sahip olabilirler”.

Patent US 8818982 B1

Muhtemel

Aranan Sözcük Gruplarının Tamı Tamına Eşleşmesi

Her ne kadar Google sayfanızda yer alan sözcük gruplarının bir kısmını içeren arama sonuçlarını döndürebilse de (hatta bazı durumlarda hiçbir sözcük eşleşmeye de bilir), patentlerden birisinde belirtildiği üzere yüksek Information Retrieval (IR) isimli parametre tam tamına eşleşme sonucu verilen bir değerdir. Örnek verecek olursak, aranan terimlerin tümünü içerisinde bulunduran sorgu, içerisinde sadece bir kelimenin eşleştiği dokümana göre daha yüksek sıralama değerine sahip olacaktır.

Patent US8818982 B1

Kesin

Alt Etiketlerdeki Anahtar Kelimeler

Bir görsel veya resmin ALT özelliği, görselin arama motorlarına tanıtılması için ve o görseli kimlerin görüntülemeyeceğini belirlemek için kullanılır. Bu özellikle Görsel Arama Sonuçları’nda ilgili resimlerin görüntülenebilmesi ve erişilebilirliğin arttırılması için kullanılıyor.

Matt Cutts

Muhtemel

Sözcük Gruplarının Bir Kısmının Eşleşmesi

Bir Google patenti tarafından da resmileştiği üzere, içeriğin bir kısmının arama terimi ile tam tamına eşleşmesi sonucunda o içerik sıralamada daha önemli bir etkiye sahip oluyor. Bu süreçte, Google doğrudan olmasa da bir içeriğin arama sorgusu ile tümüyle eşleşmemesi durumunda da belirli aramalarda daha iyi sıralamalara sahip olunabileceğini doğrulamış oldu. Bu sonuç ayrıca Google üzerinde yaptığımız uzun araştırmaları ile de doğrulandı.

Patent US8818982 B1

Olası

Sayfada Daha Ön Sırada Olan Anahtar Kelimeler

Yazım alışkanlıklarımızın doğal bir trende sahip olduğunu söyleyebiliriz: kelimeleri ne kadar önce kullanırsak genelde önem oranı da o kadar yüksektir. Bu ilke cümlelere, paragraflara, sayfalara, HTML tag’lerine de uygulanabilir. Google görünüşe göre bunu hemen hemen her yerde uyguluyor; daha önce görüntülenen içeriklere verilen ağırlık oranı da daha yüksek. Bu sitenizde her şeyin en üstünde neyin görünmesini istediğinizi değerlendiren, Page Layout (Sayfa Düzeni) algoritmasının da bir sonucu.

Matt Cutts

Kesin

Internal Link Anchor Text

Bir linkin anchor text’i kullanıcıya o linkin nereye yönlendiğini söyler. Siteniz içerisinde kullanıcıların rahat hareket etmesini sağlaması açısından önemli bir bileşendir ve kötüye kullanılmadığı zamanlarda, anlamsız alternatifler olarak gösterilebilecek “buraya tıklayın” linklerine göre belirli bir içerik bölümünün birbirleriyle alakasının kurulmasında yardımcı olur.

Google’s SEO Starter Guide

Kesin

Keyword Stemming – Anahtar Kelimenin Kökü

Keyword Stemming, bir kelimenin kökünün ve bu kelime ile aynı köke sahip olan kelimelerin bulunmasıdır (örneğin. “kök-en”, “kök-lü” vb.). Anahtar kelime yoğunluğunu (keyword density) dengede tutmak için bu özellikten kaçınmak, okunurluğu azalttığı gibi negatif bir etki de oluşturmaktadır. Bu parametre ilk defa 2003 yılında Florida güncellemesi ile tanıtılmıştı.

Matt Cutts

Kesin

Alan Adı İsminde Anahtar Kelimenin Geçmesi

Alan adı ismi içerisinde anahtar kelime olması durumunda bir sıralama bonusu verilmektedir. Tüm alan adı isminin belirli bir arama sorgusu ile tam tamına eşleşmesine göre ağırlıklandırmada daha az önemi vardır. Fakat anahtar kelimenin URL içerisinde sonlarda olması ile kıyaslandığında daha yüksek önem seviyesine sahip olduğunu da söyleyebiliriz.

Patent EP 1661018 A2

Olası

Anahtar Kelimenin Alan Adı İsmi Olması

Tam tamına eşleşen alan adı veya İngilizce kısaltmasıyla EMD (Exact Match Domain) olarak da isimlendirilir. Bir anahtar kelime alan adı ile tamı tamına eşleştiğinde ve bir sorgu Google’ın “commercial query-reklam sorgusu” tanımına uyduğunda güçlü bir sıralama bonusu verilmektedir. Bu parametre sayesinde markaların kendi isimlerinde sıralamaya girmeleri daha kolaylaşırken, bu parametrenin de amacı dışında kullanılarak çeşitli durumlarda gücünü yitirdiği görülüyor.

Patent EP 1661018 A2, US 8046350 B1

Olası

Alan adı İçerisindeki TF-IDF

Her ne kadar tamamen eş anlamlı kelimeler olsalar da 2015’te “Anahtar Kelime Yoğunluğu” yerine “Terim Frekansı” teriminin kullanılmaya başlanması pek çok SEO uzmanı kızdırdı. “Anahtar Kelime Yoğunluğu”  faktörlerinden bahsederken önemli olan bölüm TF-IDF’nin ikinci kısmıdır: Ters Terim Frekansı.  Google TF-IDF ile zarf olan, konunun doğal yoğunluğunu değerlendiren kelimeler de ortaya attı. “Ne kadarının doğal olduğu” ile ilgili karşılaştırmalı ölçümler görünen o ki zamanla azalma gösterdiler.

Patent US 7996379 B1

Olası

Alan Adı İçerisindeki Anahtar Kelime Yoğunluğu (Keyword Density)

Krishna Bharat, Hilltop’u tanıttığında PageRank ile ilgili bir problemi de ortaya koydu: “Genel olarak otorite olan bir web sitesinin belirli bir arama sonucundaki sayfası o konuda otorite olmayabilir”. Hilltop arama sonuçlarını “uzman” olarak tanımlanan tüm web sitelerinin alaka durumuna bakarak geliştirdi. TF-IDF, sayfa-seviyesi ilişkisini belirlediği için, Hilltop’ın “uzman” tanımını aynı aracı kullanarak belirlediği yönünde küçük bir varsayım yapabiliriz.

Krishna Bharat, Patent US 7996379 B1

Muhtemel

Kısa Tire – ile Ayrılmış URL Kelimeleri

Bir URL içerisindeki kelimeleri ayırmanın ideal yolu kısa bir tire kullanmaktır. Alt çizgiler de kullanılabilir, fakat bunlar programlama dillerinde kullanılan değişkenlerle karşılaştırılabilecekleri için çok güvenilir değildirler. Bir URL içerisinde kelimeleri karman çorman hale getirmek, kelimelerin ayrı kelimeler olarak görünmemesini sağladığı gibi, bu nedenle kelimelerin sıralamadaki etkilerinin ortaya çıkmasına da engel olacaktır. Bu senaryolar haricinde, tirelerin kullanımı da sitenin daha yüksek sıralama almasına katkı sağlamaz.

Matt Cutts

Olası

Yeni Alan Adı

Yeni alan adlarına sıralamalar için geçici teşvikler verilebiliyor. Yeni içeriklerin belirlenmesi metotlarına yönelik yapılan bir patent tartışmasında, “içerisine bir doküman eklenen bir alan adının yaşı, dokümanın başlangıç tarihinde belirleyici olabilir” şeklinde bildirilmiş. Bu bildiri Matt Cutts’a göre bir sitenin sıralamasında oldukça küçük bir etkiye sahip. Spekülatif olarak, bu yeni bir siteye veya yeni bir niş sayfaya çıkış yapması için bir şans olarak veriliyor.

Patent US 7346839 B2

Olası

Yaşlı Alan Adı

Yaşlı alan adı parametresi, yeni bir alan adının da geçici bir teşvik alması nedeniyle kafa karıştırıcıdır. Matt Cutts’ın vurguladığı üzere yaşlı alan adları, onlara çok az miktarda ek güven duyulması nedeniyle küçük bir farka sahip oluyorlar. Teorik olarak, bunun kısa süreli black hat çalışmalarını tercih etmeyen siteleri ödüllendirici yönü olduğu söylenebilir.

Matt Cutts

Kesin

Sayfa Otoritesinin Dağılımı

Genellikle, tüm site içinden link alan sayfalar, site içerisinde diğer sayfalara link verenlere göre daha büyük öneme sahiptirler. Benzer bir etki ana sayfadan link verilen sayfalarda da görülür. Çünkü bu sayfalar çoğu web sitesi içerisinde en fazla link alan sayfalardır. Bu faktörü maksimuma çıkarmak için bir site mimarisi oluşturmak genelde PageRank Sculpting olarak da bilinmektedir.

Patent US 6285999 B1

Olası

Uzun Alan Adı Kayıt Terimi

Google bu patentinde uzun alan adı registration terimlerinin, bir alan adının meşruluğunun öngörülmesinde kullanılabileceğini belirtiyor. Spekülatif olarak, webspam yöntemlerini tercih ederek kısa vadede fazla hacme ulaşmayı hedefleyenler, ihtiyaçları olandan daha uzun alan adı isimlerini tercih etmiyorlar.

Patent US 7346839 B2

Olası

Başlıklar İçerisindeki Anahtar Kelimelerin Sıralaması

2000’li yıllarda ilk üç kural adı verilen bir SEO teorisi ortaya çıktı. Bu teoriye göre dili kullanımımız – cümlelerimiz, başlıklarımız, paragraflarımız ve hatta tüm web sayfaları genel olarak bir önem sırasına göre sıralanıyordu. Her ne kadar Google tarafından doğrulanmasa da, kelime sıralamaya yönelik yaptığımız deneylerden edindiğimiz tecrübelere göre bu parametrenin çoğunlukla bir faktör olarak ortaya çıktığını söyleyebiliriz.

Patent US 7346839 B2

Olası

Schema.org

Schema.org Google, Yahoo!, Bing ve Yandex’in birlikte anahtar kelimeler üzerindeki mantıksal veri birimlerini anlamak üzerine kurdukları ortak bir projedir. Bu girişim bizleri geleneksel “10 blue links” türü aramadan daha öteye taşıyabilir. Şimdilerde, yapısal verinin kullanımı sıralamaları çok fazla sayıda senaryoya göre geliştirebilir. Schema.org’un geleneksel arama sıralamalarını daha net entity salience ile geliştirebileceğine dair de teoriler bulunmakta.

Schema.org

Kesin

HTTPS (SSL) Kullanımı

SSL 2014’te, web sitesi kullanıcı girişine ihtiyaç duysun veya duymasın resmi olarak pozitif bir sıralama faktörü şeklinde duyuruldu. Gary Illyes 2015’te SSL’i önemsiz gibi gösterdi ve ona eşitlik bozmak için kullanılan skor dedi. Bununla birlikte, nümerik olarak hesaplama yapan bir algoritma için biliyoruz ki, eşitlik bozan küçük farklar rekabetçi arama sonuçlarında oldukça önemlidirler.

Google

Belki

Alan Adının Tümünde Yeni İçerik

Alan adının tümünde performansın yeni içeriklerle geliştirildiğine dair doğrulanmamış bir spekülasyon bulunmakta. Yine spekülatif olarak, Google toplamda kaynak olarak daha az “eski” içerik önerirken bunu yerine doğru/ilişkili, içeriği yeğliyor. Özellikle de bilginin önemli bir bölümünün az miktarda bir bakımla veya ilaveyle geliştirilebilir olması durumunda bu geçerli.

Patent US 8549014 B2, Spekülasyon

Kesin

Taze İçerikler

Bu parametrenin teknik olarak tam adı “arama yeniliğe uygunsa yeni içerik” şeklindedir. İngilizce kısaltmasıyla QDF, Türkçe anlamıyla, Arama Yeniliğe Uygunsa terimi, yeni içeriklerin bulunmasını gerektiren arama sorgularına ithafen ortaya atılmıştır. Bu parametrenin tüm arama sorguları için olmasa da, özellikle doğası gereği bilgi vermeye odaklı olan pek çok sorgu için önemli olduğu söylenilebilir. Bu SEO avantajları marka sahibi yayıncıların başarılı olmasındaki bir diğer neden olarak gösterilebilir.

Matt Cutts

Belki

Alan Adının Tümünde Eski içerik

Teorik olarak, Arama Yeniliğe Uygunsa (QDF), ile ilgili edindiğimiz tüm bilgilerden hareketle – haber türü içerikler olarak da ele alınabilirler –  bazı içeriklerin “Arama Eskiliğe Uygunsa” şeklinde tanımlandığını söyleyebiliriz. Her ne kadar “QDO” – eski içerikler – hakkında Google herhangi bir açıklama yapmamış olsa da, yeni içeriklerin tercih edilir olmadığı durumlarda eski içeriklerin tercih edildiklerini söyleyebiliriz. Aynı alan adının tümünde yeni içerikler için geçerli olduğu gibi. Bununla birlikte, elimizde alan adının tümünde eski içeriklerin bir sıralama faktörü olduğuna ilişkin bir kanıt olmadığını da ekleyelim.

Spekülasyon

Kesin

Eski İçerikler

Bir Google patentinin belirttiği üzere: “ Bazı aramalar için, eski içerikler yenilerine göre daha fazla tercih sebebi olabilirler.” Bir senaryoya göre, arama sonuçları görüntülenmeden önce dönen sonuçların ortalama yaşlarına göre tekrar sıralanabilirler.

Patent US 8549014 B2

Belki

İlgili Outbound Linkler

Google’ın inbound linklerinizi otorite, alaka ve içerik açısından incelediği düşünülecek olursa, outbound linklerin alakalı olmaları gerektiği gibi otoriter olmaları gerektiği de makul görünüyor. Bunu Hilltop algoritmasıyla ilişkilendirerek, inbound linkler için geniş çapta kabul edilenin tersi şeklinde belirtebiliriz.

Moz

Kesin

Kaliteli Outbound Linkler

Outbound linklerin sitenizin “PageRank azalmasına” yol açması mümkün olsa da, web sitelerinin çıkmaz sokaklar da olmaması gerekiyorlar. Google otorite, “iyi sitelere” yönlenmiş outbound linkleri ödüllendiriyor. Kaynaktan alıntı yapacak olursak: “sistemimizin bir bölümü iyi sitelere link verilmesini teşvik ediyor”.

Matt Cutts

Şüphelii

Okunabilirlik Seviyesi

Google’ın sonuç sayfaları için bir arama filtresi oluşturmasından dolayı, içeriklerin okunabilirlik seviyesini analiz ettiğini biliyoruz (daha sonra kaldırıldı). Ayrıca Google’ın çok düşkün olmadığı kalitesiz içerikleri çok temel olarak değerlendirilirken, akademik yazıları ise ileri düzey olarak değerlendirdiğini de biliyoruz. Şimdiye kadar sahip olamadığımız bilgi ise, okunabilirlik seviyelerinin sıralamalarla olan doğrudan bağlantısına ilişkin mutlak bir kaynaktır.

Spekülasyon

Olası

İyi Dil Bilgisi ve Hatasız Yazım

Bu Bing tarafından kullanılan bir sıralama faktörü. Amit Singhai’ye göre dil bilgisi ve yazım “kaliteli içeriği” tanımlarken “kendimize yönelttiğimiz türden sorular”. Matt Cutts ise bu konuda 2011’de hayır demişti, fakat bu sıralamalar bir şekilde birbirleriyle ilişki kuruyorlar. İlk Panda güncellemesi bu parametrenin çok önemli olduğunu düşündürdü. Doğrudan veya doğrudan olmayacak şekilde, içerikle ilgili faktörlerin onlarcası dil bilgisi ve yazım kurallarından etkileniyor.

Matt Cutts

Olası

Alt Dizinler

Kategorik Bilgi Mimarisi, Google’ın tüm siteler içerisindeki başlıkları toplu olarak analiz etmesi nedeniyle, uzun zamandır süre gelen bir SEO tartışması. Bu parametrenin tam olarak bir sıralama parametresi olup olmadığı belli değil, fakat Google şimdilerde bunu en azından Yapılandırılmış Veri olarak değerlendiriyor, ve en azından, sonuç sayfasındaki breadcrumbs (sayfa işaretleri yolu) olarak görüntüleyerek, daha fazla sayfayı sıralamaya alıyor.

Google Developers

Olası

Zengin Medya İçerikleri

Zengin medya içerikleri, görüntüler ve videolar aracılığıyla sitelere daha fazla trafik sağlanmasının dışında, “kaliteli, eşsiz içeriğin” de bir göstergesi olarak değerlendirilmiştir. Panda 2.5 ile ise videolar belirleyici faktörler olarak belirlendiler. Northcutt’ın katkıları da pozitif bir ilişki olarak gösterildi. Şimdilerde ise bu faktörlerin tümüne kefil olan herhangi bir resmi – herkese açık bir kaynak bulunmuyor.

SEL on Panda 2.5

Kesin

Mobil Uyumluluk

Mobil uyumlu web sitelerine önemli miktarda sıralama avantajı veriliyor. Bunun şimdilik sadece mobil cihazlarda aramalar yapan kullanıcılar için geçerli bir sıralama uygulaması olduğunu söyleyebiliriz. Bu durum popüler SEO toplantılarında yaygın olarak tartışılırken 2015’teki Mobilgeddon güncellemesinde etkisi artış gösterdi. Bununla birlikte uzmanlar bu konuda neredeyse on yıl öncesinden spekülasyonlara başlamıştı bile.

Various Studies

Söylenti

Meta Keywords

Bazı SEO uzmanları meta keywords’lerin hiçbir zaman önemli olmadıklarını düşünüyorlar. Bunun bir söylenti olduğunu söyleyebiliriz. Google’ın artık meta keywords’leri sıralamada değerlendirdiği de bir söylentiden ibarettir. Bu iki bilgiyi de aynı şekilde test ettik – sıfır rekabeti olan uydurma bir kelimeyi meta keywords’e yerleştirdik, bu sayfayı Google indeksine girdik ve daha sonra o kelimeyi aradık.

Matt Cutts

Şüphelii

Meta Description

İyi bir meta description, arama sonuçlarında sitenizin reklamını yapar. Birçok AdWords ajansının -neredeyse tamamının- A/B AdWords reklamlarını test etmek üzere çalıştıklarının düşünecek olursak, buradaki pazarlamanın değeri hafife alınamaz. Her ne kadar meta description içerisinde kullanılan anahtar kelimeler bir zamanlar doğrudan sıralama faktörü olarak değerlendiriliyor olsalar da, Matt Cutts’ın 2009’da belirttiğine göre artık öyle değiller.

Matt Cutts

Söylenti

Google Analytics

Pek çok kişi Google Analytics’in bir Google sıralama faktörü olduğunu (veya olabileceğini) önerdi. Günümüzdeki tüm deliller, bunlara Google Matt Cutts’dan doğrudan gelen onlarca açıklama da dahil olmak üzere, bunun tümüyle bir söylenti olduğundan yana. Bunun yanı sıra, Analytics hala doğru pazarlamacının elinde inanılmaz derecede güçlü bir araç.

Matt Cutts

Olası

Ulusal Sıralamada ccTLD

.uk ve .tr gibi TLD’ler olarak da bilinen ülke kodları, aynı ülkeden yapılan aramalarda sıralama bonusuna sahip. Bunun uluslararası içeriklerin oluşturulmasında kullanışlı olduğu söylenebilir. Bir diğer ülkeden ccTLD sitesine göre çok daha iyi performans sağlamaları da gerekiyor.

Spekülasyon

Söylenti

Google Search Console

Aynı Google Analytics’te olduğu gibi, Google Search Console’un (eski adıyla Webmasters Tools) sıralamada katkı sağlayan herhangi bir doğrulanmış etkisi bulunmamakta. Search Console hala bu içeriğimizdeki diğer sıralama faktörleri ile ilgili sorunları ortaya çıkarma konusunda kullanışlı; özellikle de manuel cezaları ve belirli tarama hataları ile ilgili sorunları.

Spekülasyon

Olası

Salience of Entities

Zaman geçtikçe Google fikirleri ve mantıksal birimleri, kelimelere ve cümle parçalarına göre daha fazla analiz etmeye başladı. Bir şeyleri nasıl söylediğimizi ve web siteleri içerisinde bu söylemlerle tam tamına eşleşen sonuçların hangileri olduğunu analiz etti. Bu süreç, basit bir deyişle, “et nasıl pişirilir” türü aramaların mümkün hale gelmesini ve “et” kelimesi doğrudan kullanılmasa dahi pirzola tariflerinin dönmesini sağladı.

Patent US 20130132433 A1

Söylenti

XML Sitemaps

Site haritaları her ne kadar zorunlu olmasalar da, Google indeksi içerisine daha fazla sayfanızın girilmesi için kullanışlı olabilirler. Google içerisinde XML sitemap kullanmanız durumunda sıralamanızın gelişim göstereceği ise bir söylentiden ibaret. Bu bilginin doğrudan Google’dan geldiğini ve çeşitli çalışmalar sonucunda da doğrulandığını belirtelim. Site haritaları, sayfalarınızın Google tarafından daha hızlı bir şekilde taranmasını sağlayabilir.

Susan Moskwa & Trevor Foucher

Muhtemel

Kullanıcılara Yakın Web Server’lar

Google, Google Maps sonuçları ve potansiyel olarak değiştirilmiş organik listelemeler gibi yerel aramaların pek çoğunda farklı şekilde işlev görür.  Aynı durum ulusal ve uluslararası aramalarda da geçerli. Sitenizi kullanıcılarınıza yakın şekilde host etmeniz, (örneğin aynı ülkede), daha iyi sıralamalara sahip olmanızı sağlayacaktır.

Matt Cutts

Kesin

Cümle Parçası ve İçerik

Kelime yoğunluğu (keyword density) artık neredeyse pozitif bir faktör olmaktan çıktığı için, cümle parçalarına göre indeksleme yönteminin anlaşılması, oluşturulan içeriklerin içerisinde sadece anahtar kelimelerin geçtiği jenerik içeriklerdense, akıcı ve detaylı şekilde olmasının sıralamada yükselmek için çok daha önemli bir faktör olduğunu gösterdi. Google patentlerinin birinin oldukça açık kısımlarından birisi, bu durumu “ilgili cümle parçalarının ve ilgili cümle parçası kümelerinin tanımlanması olarak” betimliyor.

Patent US 7536408 B2

Şüphelii

rel=”canonical”’ kullanımı

rel=”canonical” tag’i bir sayfa için ideal URL’yi öneriyor. Bu, birden fazla URL’nin aynı içeriğe yönelmesi durumunda, yinelenen içeriklerin değerlerinin düşmesini ve cezaların olmasını engelleyebilir. Edindiğimiz deneyimlere göre bu özelliğin kullanımı, sadece Google’a yapılan bir öneri niteliğindedir ve kesin bir direktif değildir. Google’a göre doğrudan sıralamaların gelişimine katkısı olmaz. Tüm bunlara rağmen kullanımı oldukça mantıklıdır diyebiliriz.

Google

Söylenti

Yazar Ünü

Authorship (Yazarlık), Google’ın 2011’den 2014’e kadar yürüttüğü bir tür deneydi. Bu deneyde bloggerlar rel=”author” tag’i ile belirli yazarlar için itibar oluşturuyorlardı. Yazarlığın doğuşu ve ölümü doğrudan Google tarafından doğrulandı. Eric Enge, Search Engine Land’de bu konu hakkında güzel bir yazıya sahip.

John Mueller

Bu içerik Northcutt’ın buradaki içeriğinden faydalanılarak oluşturulmuştur.